bel soğukluğu

13/10/2009 ·

Bel soğukluğu

Göz Camları ve Çerçeveleri Nasıl Olmalı - 04.10.2009
Ambliyobi - Göz Tembelliği - 04.10.2009
Şaşılık - 04.10.2009
10 Soruda Kalp Krizi - 04.10.2009
Geçici Kalp Pili - 04.10.2009
Bilgisayar ekranları gözü bozar mı? - 02.10.2009
Diğer Haberler için tıklayınız »

belsoğukluğu
Tıp dilinde gonore denilen bir çeşit zührevi hastalıktır. Cinsi münasebetle bulaşır. İdrar yollarında acıma, yanma, şişlik ve akıntı ile belirir. Akıntı cerahatlıdır. Bu cerehat ellere bulaşacak ve eller de gözlere sürülecek olursa, körlüğe neden olabilir. Kadınlarda da, beyazımtırak cerahatlı akıntı, sık sık idrara gitme, idrar yaparken ağrı ve yanma ile kendini gösterir. Üreme organlarında akıntı görüldüğünde, mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Aksi halde kendisinde bel soğukluğu görülen, bu hastalığı cinsel ilişkide bulunduğu herkese bulaştırır.

idrar tutukluğu
Mesane (idrar torbası) dolu olduğu halde idrar yapılamaz. Karnın alt bölgesi gerginleşmiştir. Bastırılınca ağrı hissedilir. Tıp dilinde akut retansiyon adı verilen bu durumun nedenleri çeşitlidir. Örneğin, böbreklerde taş, prostat büyümesi, idrar yollarının doğuştan kusurlu olması, fazla miktarda alkol içmek, mesane felci, belsoğukluğu, sinir hastalıkları veya üşütmek idrar tutukluğuna neden olabilir. İlk tedbir olarak hastanın karnına içinde sıcak su olan bir şişe konur. Sıcak su ile banyo yapılırken, idrar çıkarmaya çalışılır.

idrar yollarında yanma
İdrar yollarında veya idrar yaparken yanma çeşitli nedenlerden kaynaklanır. belsoğukluğu, ülser, mesane iltihabı, prostat iltihabı, mesane uru, yumurtalık iltihabı, apandisit düşünülebilir. Bu nedenle tedaviye geçmeden önce, hastalığı doğuran nedeni tespit etmek gerekir. Tedavi, hastalığı doğuran nedene göre yapılır.

idraryolları iltihabı
İdrar torbası iltihabı idrar yolları taşı, belsoğukluğu veya eklem hastalıklarının neden olduğu bir hastalıktır. Çok içki içenlerde görülür. İdrar yollarında acıma hissedilir. Tedaviye yardımcı olmak için bol miktarda su içilir, sıcak banyolar yapılır.

kısırlık
Erkek veya kadının döl vermemesi haline, halk arasında kısırlık, tıp dilinde ise sterilite denir. Nedenlerini, erkek ve kadında ayrı ayrı incelemek gerekir. - Erkeklerde KısırlıkNormal cinsel ilişkide bulunmayan veya menisi olmayan erkeklere kısır denir. Psikolojik etkenler, iktidarsızlık, erkek uzvunda görülen şekil bozukluğu, gereği gibi tedavi edilmemiş belsoğukluğu, yumurtaların yerlerine inmemiş olması, kabakulak hastalığı sırasında husyelerin iltihaplanmış olması kısırlığı doğuran en başta gelen nedenlerdendir. - Kadınlarda Kısırlık Cinsi münasebetlerin, hamile kalma ihtimalinin çok az olduğu zamanlarda yapılması, fallop borularının tıkalı olması, döl yatağında görülen hastalıklar, hormon salgılarının yetersiz olması, rahim veya dış üretim organlarında görülen şekil bozuklukları, şeker hastalığı veya tiroid bozuklukları, beden yorgunluğu, sinir bozukluğu en başta gelen nedenlerdendir. Çocuk sahibi olmayan eşlerin, tepeden tırnağa kadar muayene olup, gerçek nedenleri, tespit ettirmeleri gerekir.

rahim iltihabı
Rahimim iç yüzünün iltihaplanmasına tıp dilinde endometri denir. Nedeni, belsoğukluğu, doğumdan ve çocuk düşürdükten sonra rahimde parça kalması veya rahim düşüklüğüdür. Hastanın karın bölgesi hassastır, vajinadan cerahatli ve sümüğe benzer akıntı gelir. Aybaşı kanamaları fazla olur. Bacaklarda ve leğen kemiği bölgesinde ağrı vardır. Bu ağrılar dinlenmekle geçer. Doktora başvurmak gerekir.


Bel soğukluğu için Şifalı Bitkiler

Şifalı Bitkiler > Bitkiler, Bitki Çayları, Meyveler, Sebzeler, Baharatlar

kebabiye
Cubebae Solunum sistemi antiseptiğidir. belsoğukluğunda kullanılır.

mersin yağı
Oleum Myrti Dahilen bronşit, verem ve belsoğukluğu gibi hastalıkların tedavisinde ve şeker hastalığına karşı kullanılmaktadır.

Aranan kelimeler: Bel soğukluğu, Bel soğukluğu Hastalığı, Bel soğukluğu Tedavisi, Bel soğukluğu Hastalıkları, Bel soğukluğu için Şifalı Bitkiler ve Üroloji (Bevliye)...

Yorum (yok) Yorum yaz!

bel ağrısı sıklığı artıyor mu

13/10/2009 ·

BEL AĞRISININ SIKLIĞI ARTIYOR MU ?

Tüm dünyada nüfusun yaklaşık % 75' i yaşamlarının herhangi bir döneminde bel ağrısından yakınmıştır. 20 yaş üzerindeki nüfusun %14' ü yaşamalarında en az bir kez, 2 hafta kadar yatmayı gerektirecek şiddette bel ağrısı geçirmektedir. 50 yaşına gelenlerin %85' i yaşamlarının herhangi bir bölümünde bel ağrısı çekmiştir. İnsan ömrü giderek uzadığına göre bel ağrısı sıklığının önümüzdeki yıllarda daha da artacağı muhakkaktır. İlk defa akut bel ağrısı geçirenlerin % 38' i aynı yıl içinde yeni bel ağrısı atağı ortaya çıkar

Yorum (yok) Yorum yaz!

modern çasğ hastlaığı bel

13/10/2009 ·

Artık işimiz gereği daha çok oturuyoruz.böylece adalelerimiz ve beldeki bağlarımız zayıflayınca omurgamızdaki disklerin üzerine binen yükler artıyor. Hayvanlarda bel kavsi insanlardan farkı olarak dışbükey iken insanlarda içbükeydir. Ayağa kalkabilmek için belde bir içbükey kavis olmalıdır. İnsanlarda ayakta durmanın bedeli bel ağrısı çekmektir. İleri yeni yaşam ve çevre koşullarına uygun olarak vücudumuz belki de evrimsel bir başkalaşım geçirecek. Zira günümüzde işçi, bir tezgahın önünde, sekreter, bankacı ise bir bilgisayarın başında tüm gününü geçirmektedir. Daha az hareket eden, stresli bir yaşam süren ve mesleki nedenlerle beline binen yükleri fazla olan, modern dünyanın insanı, birde üzerine yanlış beslenme sonucu aldığı kilolar eklendiğinden bel ağrılarından kaçınması neredeyse olanaksızdır.

Yorum (yok) Yorum yaz!

bel ağrısının ekonomik yükü

13/10/2009 ·

BEL AĞRISININ EKONOMİK YÜKÜ ve iŞGÜCÜ KAYBI

ABD’ de yaşayanların 1970-1981 yılları arasında bel ağrısı görülme oranı % 125 oranında artmıştır. Bundan dolayı sakatlık oranı ise % 140 oranında artmıştır. ABD’ den bugün 5 milyon kişide bel ağrısı var. Buna bağlı olarak iş gücü kaybı, tanı, tedavi, tazminat gibi harcamalar 20 milyon $ civarında tutmaktadır. Bel ağrıları tekrarlayan doktor ziyaretlerinin en önde gelen nedenlerinden biridir. Bel cerrahisiyle birlikte hastaneye yatışların 5.sırasında en büyük sebebidir.

Yorum (yok) Yorum yaz!

bel ağrısı tanı tanısı

13/10/2009 ·

Bel Ağrısında Tanı
Bel ağrılarının tanısında ilk basamak hastaya vakit ayırmak ve ağrısının geçmişini ve bugününü sorgulamaktır. İyi bir sorgulama tanının neredeyse yarısıdır. Daha sonra ayrıntılı olarak muayenesi yapılan hastanın durumuna göre çeşitli incelemelere başvurulabilir.
Basit grafilerle , bel omurlarındaki yıpranmalar, şekil değişiklikleri omurlar arasındaki faset eklemlerindeki bozukluklar bel kemiğindeki eğrilikler doğumsal omurga değişiklikleri rahatça izlenebilir. Ancak tüm bel ağrılarında tanı koymak mümkün değildir.

Özellikle diske ait sorun görüntülemede normal grafiler yeterli olmaz. Buna ait bir şüphe varsa tanı için tomografi veya emar (MR) gibi gelişmiş görüntüleme yöntemlerine başvurmak gerekir. Fakat hiçbir şikayeti olmayan genç kadınların MR ın da %10 oranında bel fıtığı %45 inde ise yanlışlıkla fıtık başlangıcı olarak isimlendirilen disklerin dışarı doğru taşması (bulging) görülür. Hiçbir yakınması olmayan 60 yaşın üstündeki kişilerde yapılan bir çalışmada ise %57 oranında MR'da muhtelif bozukluklar görülmüştür.

O halde sadece MR bulguları ile konulan tanılar yanlış veya abartılmış olabilir. Bazen Bel ağrılarında laboratuar analizleri veya EMG gibi tanı yöntemlerine de baş vurulabilir. Muayene bulguları ve sorgulamasından elde edilen bilgilerin MR veya diğer bulgularla paralel olması doğru tanı için şarttır.
Burada, doğrusu sadece hastaların elindeki film raporlarının tedavisi değil, hastalardaki yakınmaların ve yapılan muayenelerden alınan sonuçların raporlarla birlikte değerlendirildikten sonra tedavisi olmalıdır.
 

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::